Posts Tagged ‘Türkiye’

Gazetenin internet sitesinde Prof. Dr. Ali El Hail imzasıyla yayımlanan makalede, “Türkiye, İsrail’in 2006 yılında Gazze’ye karşı başlattığı ‘Dökme Kurşun operasyonu’nu kınayarak Gazze sorunlarıyla uğraşmaya başlarken, Arap liderler başlarını kuma gömmüşlerdi” denildi.

Operasyondan sonra Türklerin yardım kampanyaları başlattıkları belirtilen makalede, “Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa, Gazze halkının yanında olduklarını belirtmek için neden bölgeye gitmedi” ifadesi kullanıldı.

Makalede ayrıca, “ABD ve Avrupa’da ekonomisine taze kan bulamayan Türkiye’nin, komşularıyla iyi ilişkiler çerçevesinde bu kanı bulduğu” görüşüne yer verildi ve “Batı dünyasının, bundan sonra Türkiye’ye ekonomik, siyasi ve kültürel birçok yönden ihtiyacı olduğu” kaydedildi.

“Kimin kime ihtiyacı var? Türkiye’nin mi Batıya yoksa Batının mı Türkiye’ye” sorusunun ele alındığı makalede, “ABD’nin, Irak ve Afganistan’daki askeri birlikleri için Türkiye’ye ihtiyacı var. Avrupa’nın ise, doğudaki enerjinin batıya sevkıyatı nedeniyle Türkiye’ye ihtiyacı var” görüşü dile getirildi.

Mavi Marmara saldırısına da değinilerek, “İsrail’in Mavi Marmara gemisine saldırısında 9 Türk’ü şehit etmesi ve ABD’nin İsrail yanlısı bir açıklama yapması, Türk milletini derinden üzdü” ifadesi kullanılan makalede, “Türk halkının artık kimlerle dost olacağını iyi bildiği” yorumu da yer aldı.

AA

Başbakanlık kaynaklarından edinilen bilgiye göre, konunun eski CHP Lideri Deniz Baykal tarafından gündeme getirilmesi üzerine Dışişleri Bakanlığı tarafından Temmuz 2007′de yazılı bir açıklama yapıldı.

Dışişleri Bakanlığı’nın 4 Temmuz 2007 tarihli açıklamasında, Türkiye’nin Irak’a tek taraflı müdahalede bulunmaması hususunun, Türkiye ile ABD arasında 22 Eylül 2003′te imzalanan hibe anlaşmasının ön koşulu haline hiçbir zaman gelmediği, Türkiye’nin, bu anlaşmayla tek taraflı müdahale konusunda bir taahhütte bulunmadığı belirtilmişti.

Bakanlık açıklamasında, Türkiye ile ABD arasında, Türkiye’nin devam etmekte olan ekonomik reform sürecinin desteklenmesi ve ABD’nin Irak’a yönelik askeri operasyonunun Türk ekonomisi üzerindeki olası olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla, Türkiye’ye 8,5 milyar dolar krediye çevrilebilir 1 milyar dolar tutarında hibe sağlanmasını öngören bir anlaşmanın 22 Eylül 2003 tarihinde imzalandığı hatırlatılmıştı.

Açıklamada, ”Türkiye’nin Irak’a tek taraflı müdahalede bulunmaması hususu, anlaşmanın ön koşulu haline hiçbir zaman gelmemiştir. Türkiye bu anlaşmayla tek taraflı müdahale konusunda bir taahhütte bulunmamıştır” ifadeleri kullanılmıştı.

Anlaşma uyarınca, Türkiye’ye taksitlerle verilmesi öngörülen 1 milyar dolar hibenin ödenmesi sürecinde, Türkiye’nin Irak’a tek taraflı müdahalesi söz konusu olursa, ABD tarafını ödemenin geri kalanını askıya alma hakkına sahip olduğu belirtilen açıklamada, şunlar kaydedilmişti:

”Nitekim, tek taraflı müdahale halinde anlaşmaya esas teşkil eden anlayışın ortadan kalkacağı anlaşmada kayıt altına alınmıştı. Bu, ABD’yi bağlayan tek taraflı bir karardı.

Söz konusu anlaşmanın imzalanmasından sonra, Türk ekonomisinin seyri, istikrarlı ve sürdürülebilir büyümesi ile birçok alandaki yapısal reformlar ve köklü değişikliklerin getirdiği olumlu sonuçlar üzerine yapılan siyasi veya ekonomik değerlendirmeler sonucunda ülkemizin bu tür mali desteğe ihtiyacı bulunmadığına karar verilmiş ve anılan ekonomik yardım anlaşmasının işleme konulmasından vazgeçilmiştir.

Hazine Müsteşarlığı’nın bu konudaki kararı bildirmesi üzerine Bakanlığımızca keyfiyet ABD tarafına bir nota ile duyurulmuş; gelişmeler, anlaşma üzerinde herhangi bir gizlilik unsuru bulunmadığından Hazine Müsteşarlığı’nın yaptığı yazılı açıklamalarla zamanında kamuoyuyla da paylaşılmıştı. Söz konusu anlaşma, onay için TBMM’ye sevk edilmemiş ve yürürlüğe girmemiştir.”

-KILIÇDAROĞLU’NUN SÖZLERİ-

Öte yandan, Türkiye’nin gündemini uzun bir dönem işgal eden anlaşma, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu tarafından dün, ”Dubai’de Ali Babacan, attığı imza ile Türkiye’ye ihanet etti mi etmedi mi? O senin Bakanın mı, değil mi? Sen bir milyar dolara Türkiye’yi pazarlamaya kalkıyorsun, sonra kalkıp ihanetten bahsediyorsun. Sen ülkeye ihanet ettin, ülkeye” sözleri ile gündeme getirilmişti.

Kılıçdaroğlu konuşmasında, ”Recep Bey’e bir şey daha söylüyorum; Korkmuyorsan ihanetin belgesini açıkla. Niye gizliyorsun Dubai anlaşmasını… 1 milyar dolara ülke pazarlanır mı?” ifadelerine yer vermişti.

AA

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Fransız Le Monde gazetesine Türkiye’nin İsrail’i hangi koşullarda affedebileceğini anlattı. Gül, İsrail’in ancak Türkiye’den özür dileme ve tazminat ödeme gibi bazı girişimlerde bulunması durumunda affedilebileceğini söyledi.

Daha önce “İsrail’i kabul edilebilir bir düzeltme yapmadığı sürece affetmeyeceğiz” diye konuşan Cumhurbaşkanı Gül, Le Monde’a verdiği röportajda Türkiye’nin İsrail’i hangi şartlarda affedebileceğini açıkladı.

Gül, İsrail’in 9 Türk’ün ölümüyle sonuçlanan gemi operasyonunun egemen bir devletten çok El Kaide benzeri bir örgüt tarafından işlenebilecek bir suç olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Gül, İsrail’in kendini affettirmesi veya bu olayı unutturması için bazı girişimlerde bulunması gerektiğini belirterek, “Durumu değiştirebilecek bazı girişimler olmazsa, affedilmesi veya unutulması bana imkansız gibi görünüyor” diye konuştu.

Gül, bu girişimlerin ne olduğunun sorulması üzerine ise, “İlk olarak özür dilenmesi ve bir çeşit tazminat ödenmesi” diye cevap verdi.

Gül ayrıca, olaya ilişkin bağımsız bir soruşturma yürütülmesi ve İsrail’in Gazze’ye uyguladığı ablukanın kaldırılması konusunda görüşmeler başlatılması gerektiğini sözlerine ekledi.

İsrail’in hiçbir şey yapmaması halinde, Türkiye’nin ilişkileri kesip kesmeyeceği” yönündeki bir soru üzerine ise Gül, “Her şey mümkün” yanıtını verdi.

BM GÜVENLİK KONSEYİ’NDEKİ İRAN OYLAMASI

Röportajda, Türkiye’nin BM’de İran’la ilgili çıkan karar aleyhinde oy kullanmasını değerlendiren Gül, “Diplomatik kanalların açık kalmasını istedik. Çünkü, İran bizim komşumuz” dedi.

Oylamadan sonra ABD Başkanı Barack Obama’nın bile, hala diplomasi için bir alan olduğunu ifade ettiğini hatırlatan Gül, bunun Türkiye ve Brezilya’nın diplomatik girişimleri sayesinde olduğuna dikkat çekti.

Gül, “Diplomasi yolu dışındaki alternatifleri düşündüğümüzde haklı olduğumuzu anlıyoruz” diye konuştu.

AB ÜYELİK SÜRECİ

Türkiye’nin, AB ile sürdürdüğü tam üyelik müzakerelerine de atıfta bulunan Gül, AB’yi eleştirmeden önce Türkiye’nin gerekli kriterleri yerine getirmesinin gerekli olduğunu ifade etti.

Gül, bununla birlikte, AB’nin stratejik gözlükle bakması halinde gerçekleri daha açık görebileceğini belirtti.

Hürriyet

Türkçe Mirc
Arama
UserOnline
Kategoriler
Arşiv
Forum