Posts Tagged ‘tsk’
Genelkurmay başkanlığı amirallere suikast soruşturmasında savcı tarafından uyarılmış. İddianamenin dün dağıtılan ek klasörlerinde, ilginç detaylar yer alıyor. Soruşturma 15 Temmuz 2009 tarihinde İstanbul Emniyeti’ne gönderilen ‘Uyuşturucu çetesi’ başlıklı bir elektronik postayla başlamıştı. Konu uyuşturucu olduğu için operasyonları İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Müdürlüğü yürütüyordu.
Operasyonlar kapsamında Gölcük’te kapsamında tutuklanan Deniz Teğmenler Sinan Efe Noyan ve Faruk Akın’ın oturdukları evde de arama yapıldı. Teğmenlerin evinde buzdolabının motor kısmında, siyah bir poşet içindeki bir mermiye rulo halinde sarılı notun bulunmasıyla soruşturmanın seyri değişti.
NOTLA SEYİR DEĞİŞTİ
Uyuşturucu operasyonundan çıkıp Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Eşref Uğur Yiğit ve eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Emekli Oramiral Metin Ataç’a yönelik suikast iddiasıyla açılacak olan davanın temelini oluşturan notta, ‘Albay Tayfun Duman’dan gelecek fizibiliteye göre Uğur ve Metin Paşa’ya yapılacak operasyonun detay tarihlerini Levent Bektaş Orhan Yücel Albay üzerinden iletilecek. Size teslim edilen malzemeleri korunaklı bir yerde tutunuz’ yazıyordu.
Suikast soruşturması kapsamında yapılan operasyonlarda aralarında 16 teğmen, 1 albay ve iki sivilin bulunduğu 19 kişi gözaltına alındı. Cumhuriyet Savcısı Süleyman Pehlivan’ın bir yandan soruşturmayı yürütürken diğer yandan da Genelkurmay Başkanlığı’na sadece isimleri yazan ancak kim oldukları anlaşılan iki oramiralin korunması için uyarı yazı gönderdi.
MÜESSİF OLAY YAŞANMASIN
Savcı genelkurmay Başkanlığı’na gönderdiği yazıda Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Eşref Uğur Yiğit ile eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Metin Ataç’ın korunmasını istedi. Söz konusu yazı şöyle: ‘El konulan kağıtta adı geçen Uğur ve Metin Paşa isimli kişiler tespit edilememekle birlikte Uğur… ve Metin… Paşa isimli kişilere yönelik müessif bir olayın meydana gelmemesi için gerekli güvenlik önlemlerinin alınması hususunda bilgi ve takdirlerinize rica olunur.’
MÜHİMMATLARA DA DİKKAT ÇEKTİ
Savcı Pehlivan, Genelkurmay’a gönderdiği uyarı yazısında, 17 Temmuz 2009 tarihinde İstanbul ve Kocaeli Emniyet Müdürlükleri tarafından baskın yapıldığını anlattı. Baskının gerekçesinin ayrıntılı olarak anlatıldığı belgede, operasyonlarda 50 tane uzun 9 milimetrelik MKE yapımı fişek ve 50 tane kısa 9 milimetrelik MKE yapımı fişek ile 500 gram TNT patlayıcı madde kalıbının bulunduğuna da dikkat çekti.
Akşam
CHP lideri Deniz Baykal, partisinin grup toplantısında konuştu.
Baykal, kamuoyu gündemini meşgul eden darbe planı iddialarıyla ilgili şunları söyledi:
“Ne çıktı bu işten. Hiçbir şey çıkmadı. Sanki Aşk-ı Memnu dizisi. Her hafta bir senaryo yazıyorlar. Birileri yazıyor, birileri sahneye koyuyor. Arınç’a suikast iddiasıyla da yeni bir heyecan oluşturuldu. Bütün iddiaların fos çıkması bir anlam taşımıyor mu?
Şimdi yeni bir darbe planı ifşaatı ortaya çıktı. Fatih Camii bombalanacakmış, Türk jeti düşürülecekmiş, Yunanlılar yaptı denilecekmiş, 200 bin kişi Fenerbahçe Stadyumu’nda toplanacakmış. İtham falan albay, yarbaydan 1. Ordusu ile Türk Silahlı Kuvvetleri’ne dönüyor. 7 yılda kaç komutan gelmiş geçmiş, o plan devletin resmi planı, sonra birileri ortaya bunları çıkarıyor. Bunu kim yapıyor? Yararlanma hesabı içinde kim bunu yapıyor? Bu büyük konudur. Türk Silahlı Kuvvetleri’ni ulu orta bilgiler, ithamlarla bu düzeyde, başbakan, hükümet düzeyinde suçlamanın mazur görülebilir tarafı yoktur. Başbakan TSK’yı itham ediyor. Eğer böyle bir durum varsa Başbakan’ın bu olayları gerçeği yakalamak için bütün imkanlarıyla teşhisini netleştirmelidir. Önce o hükme ulaşacak. Bu konuları tartıştırmak büyük sorumsuzluktur. Başbakan’ın buna göz yumması kabul edilemez. Herkese sahip çıkacaksın, herkesin hakkına sahip çıkacaksın. Eğer bunları görüyorsan Genelkurmay Başkanı’nı anında görevden almak zorundasın. Derhal görevden alacaksın. “
TSK’nin yüreğine yönelik bir soruşturmanın sürdürüldüğünü” söyleyen Baykal, “Bakın Brezilya’da Silahlı Kuvvetler personeline bir soruşturma girişimi yapılmış, komutanlar ‘derhal istifa ediyoruz’ demiştir ve onun üzerine soruşturma konusu askıya alınmış” dedi.
GAZETE HABERTÜRK / ANKARA
CHP lideri Deniz Baykal, “Kozmik Oda soruşturmasıyla Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yüreğine yönelik bir soruşturmanın sürdürüldüğünü” ileri sürdü, komuta kademesine Brezilya örneğini vererek istifa yolunu gösterdi. CHP’nin dünkü grup toplantısını bir süre önce intihar eden Deniz Yarbay Ali Tatar’ın
kardeşleri Ahmet ve Haydar Tatar ile Hürriyet Ünver de izledi. Baykal, konuşmasında Yarbay Tatar’ın intiharına değinerek şunları söyledi:
“Herkes yaptığı iddianın hesabını verecek. Komutanını öldürme ithamıyla intihara sürüklenen yarbayın vicdan azabını nasıl unutabiliyorsun? Türkiye, demokrasiye gidiyormuş, değişim yaşanıyormuş, olurmuş böyle bedeller… Bu ne biçim demokrasi? Demokrasiyi, yargı mı önlüyordu?” Baykal bunları söylerken, Yarbay Tatar’ın kardeşi Hürriyet Ünver ağlayarak “Kardeşimin
hesabını kim verecek?” diye bağırdı.
İSTİFAYI GÖSTERDİ: Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı’ndaki aramayı hatırlatan Baykal şöyle dedi: “TSK’nın yüreğine, kalbine yönelik bir soruşturma haftalardır sürdürülüyor. Bu soruşturmanın altında bir itham var. İthamın, şüphenin hedefi falan kişi olmaktan artık çıkmıştır; kurum haline gelmeye başlamıştır. Bu şüpheye, ithama muhatap olanlar bunu rahatlıkla karşılayabilirler, ama bilinmelidir ki Türk milleti haftalardır TSK’ya yönelik bu ithamın sürdürülüyor olmasından rencide olmuştur. Bakın Brezilya’da, daha
bugün basında var, Silahlı Kuvvetler personeline bir soruşturma girişimi yapılmış, komutanlar ‘derhal biz istifa ediyoruz’ demiştir ve onun üzerine soruşturma konusu askıya alınmış.”
SALDIRAN KİM?: Genelkurmay Başkanı ‘TSK’ya karşı psikolojik saldırı var’ diyor. Kim yapıyor bunu? Saldırının nereye olduğunu anladık; saldıranın kim olduğunu anlamadık. Başbakan, ‘sekizinci defa konuşuyorum’ diyor, ne kadar
konuşursan konuş ama aldatmayı, uyutmayı bırak. TSK’ya karşı dava açtı ‘irticayla mücadele planı’ diye, o belge işi ne oldu? Suikast iddiası ne oldu? Mahkeme itibar etmedi ama haftalardır Kozmik Oda’da soruşturma devam ediyor. Türkiye’de gerçeklerin peşinde miyiz; yoksa kendi amacımıza uygun şeyleri gerçek diye kabul ettirebilmek için yalan-doğru belgeler üretip, iftiralar yapıp, suikast iddiaları ortaya atıp ülkeyi karıştırmaya mı çalışıyoruz?
BAŞBAKAN NEYİ BEKLİYOR?:
Yargıtay Başkanı’nın feryadını dinledik. ‘Ateş bacayı sardı, yangın büyüyor’ diyor. Başbakan’ın kurumlar arasındaki çatışmayı görmesi için Yargıtay Başkanı’nın sözleri yetmiyor da daha ne bekliyor? Bir süre önce de
Yargıtay Başkanı ‘yargı savunmada’ demişti. Başbakan aldırmadı. Şimdi, ‘Yangın var’ da yetmemiş.
MEDYA SUSARSA
DEMOKRASİNİN önünde medya mı engel. Medyayı susturursanız Türkiye demokrasiye mi geçecek? Hangi gazete patronunun ne zaman patronluktan istifa etmesini başbakanlar tayin edince, o iktidar demokratik mi olacak? Gazetenin genel yayın yönetmeninin işine son verilmesi gerektiği talimatını başbakanlar verince o ülkede basın özgürlüğü daha bir güvenceli mi olacak? Bunların hepsi baskı ama asıl en büyük baskı oto-sansür. Bakın Yargıtay Başkanı konuşuyor, kaç tane gazetenin birinci sayfasında bu haber var?
