Posts Tagged ‘dtp’

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ilke olarak parti kapatmalara karşı olduğunu belirterek, DTP yöneticilerinin partilerini korumak için gerekli özeni göstermediğini söyledi.  Gül, “Anayasa Mahkemesi ne yapsın. Anayasa ve kanunlar ortada” dedi.

Cumhurbaşkanı Gül Karadağ’da gazetecilerin sorularını cevapladı. Kapatma kararının oybirliğiyle alındığına dikkat çeken Gül, “Bu karara saygı göstermek ve kararın uygulanmasını beklemek gerekiyor. Gönül arzu ederdi ki partinin yöneticileri partilerini korumak için gerekli özeni, gerekli dikkati göstermiş olsalardı. Hepimizin şahit olduğu bir şey ki terör örgütünü var oluş sebebi ilan eden yöneticileri olduğu sürece mahkeme ne yapacak. Bunu aleni mikrofonlara söylediler” dedi.

Bundan sonraki sürecin sağduyulu yürümesini arzu ettiğini ifade eden Gül, DTP’nin Meclis’e girdiğinde kendilerine gösterilen ilgiyi anlamadığını söyledi. Gül, başta kendisi olmak üzere ayrım yapmadığını belirterek, “DTP, Meclis’e geldiklerinde herkesin gösterdiği ilgiyi anlamış olsaydı. Başta ben olmak üzere hiçbir ayrım yapmadım. Siyasi partilerin hepsine eşit davrandım. Bütün bunların anlaşılamadığını, değerlendirilemediğini görüyorum” dedi.

Türkiye’nin demokratikleşmede geriye dönüşü olmayan yola girdiğini vurgulayan Gül şöyle konuştu: “Türkiye demokratik standartlarını geliştiren bir ülkedir. Kopenhang kriterlerinin çoğunu gerçekleştirmiş bir ülkedir. Türkiye’de çoğunluğa inanılmıştır. Çok partili sistemde, farlı partilerin farklı fikirlerinin olması normaldir. Farklılıkları Türkiye’nin zenginliği olarak görülmüştür. Bunları ayrımcılık olarak görenlere de karşı çıkılmıştır. Türkiye çok kararlı bir şekilde yoluna devam edecektir”.

Gül, herkesin kapatma karından gerekli dersleri çıkarmasını arzu ettiğini belirterek, “Gerginliğin, çatışmaların hiç kimseye faydası yoktur. Bütün problemler demokratik yollarla aşılabilir. Türkiye’yi 20 yıl önce 30 yıl önceyle mukayese ettiğinizde demokratik standartlarımız ne kadar yüksekse ileride daha da yüksek olacak” dedi. Cumhurbaşkanı Doğu ve Güneydoğu halkına şöyle mesaj verdi: “Türkiye bütün vatandaşlarına sahip çıkmıştır. Bütün vatandaşların sorununu çözmek için büyük bir gayret içindedir. Terör örgütü asla vatandaşlarımızı temsil edemez. Terör örgütünün gerçek yüzünü herkes görmüştür. Terör örgütünü ve terörü izole etmenin çaresi demokratikleşmedir. Demokrasi terörü ve terör örgütünü izole eder. Halkımız Türk devletinin ne kadar iyi niyetle hareket ettiğini ve terör örgütünün bunu ne kadar istismar ettiğini görmüştür”.

Cumhurbaşkanı Gül liderlere yaptığı çağrıya verilen cevapları değerlendirirken, “Benim söylediğimi bir ön çalışma yapıp bunun olabilirliğini görmem gerekirdi. Önce olabilirliğini görmem lazım dedim. Bir ön çalışma yapılmış oldu. Belki başka yollardan olabilir. Tek tek olabilir. Ben hiçbir liderle gizli görüşme yapmam. Ben liderlere teşekkür ettim ki benim anlattığımı kendilerinde muhafaza ettiler” dedi.

DTP’nin kapatılmasının demokratikleşme sürecini nasıl etkileyeceği sorusuna Gül şu cevabı verdi: “Süreci hükümet yürütüyor. Türkiye’nin topyekun demokratik standartları yükselmeye devam edecek. Hükümetin icraatı daha doğrusu tercihi hakkında bir şey söylemem”.

Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye’nin ABD Büyükelçisi’nin merkeze alınmasıyla ilgili olarak bilgisi olduğu ancak bir yorum yapmayacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Gül, Karadağ ziyaretini şöyle değerlendirdi: “Türkiye ile tarihi bağlara sahip bir ülkedir. Karadağ bağımsız olduktan sonra bu ülkeyi ilk ziyaret eden cumhurbaşkanı olmaktan mutlu oldum. Büyük bir dostluk gördük. Bu ülkeyi her bakımdan destekliyoruz. NATO’da AB’de destekliyoruz. İş adamlarımızın da bu ülkeye ilgi göstereceğini düşünüyorum”.

İHA

Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılan DTP’nin Merkez Yürütme Kurulu gelişmeleri değerlendirmek üzere toplandı.  Genel Merkez’de gerçekleşen toplantıya Merkez Yürütme Kurulu üyelerinin yanı sıra milletvekilleri de katıldı.
Toplantı sonrasında milletvekilliği düşürülen Ahmet Türk, Kurul’da alınan kararları ve izlenecek yol haritasını açıkladı. Türk, DTP Grubu’nun TBMM’den çekildiğini ve artık çalışmalara katılmayacaklarını söyledi.

İşte Ahmet Türk’ün açıklamaları:

“Değerli basın mensupları, bugün belki de son kez sizinle beraberiz. 2.5 yıldır birlikte çalışmalar yaptık. Düşüncelerimizi sizlerin vasıtasıyla halkımıza yansıtmaya çalıştık. Bugün son basın toplantım. Bildiğiniz gibi evvelki gün Bursa’da 19 maden işçimizi kaybettik. Tanrıdan yaşamlarını yitiren işçilerimize rahmet diliyorum. Acılı ailelerine başsağlığı diliyorum. Bu ülkede işçiler gerçekten sahipsiz kaldı. Sorunlarıyla kimse ilgilenmedi.

Türkiye önemli bir sürecin içindedir. Biz parlamentoya geldiğimniz günden beri hep barışı savunduk. Dedelerimiz, Ortadoğu halkı her zaman bir deyim kullanır: Kan kanla, şiddet şiddetle, silah silahla temizlenmez. Akan kanı durdurmamız için barışı esas almamız lazıum. DTP yaşanan acıları yüreğinde hissetti ve son bulması için çaba gösterdi. Halkları kucaklaştırmaya yönelik çok cidd çabalar sarfettik. Ama bugün bakıyoruz ki; barışı isteyenler terörist ilan ediliyor.

Ben özellikle bu karardan sonra kendimizi savunmak için konuşmuyorum. Biz bugüne kadar yaptığımız tüm konuşmalarda silah hak arama yöntemi olmaktan çıkmalıdır dedik. Bir tek konuşmamızda bu iş şiddetle çözülür sözünü bulamazsınız.

Ancak bütün bunlar ortadayken Anayasa Mahkemesi’nin statükoyu, resmi ideolojiyi savunan siyasi bir kararla ortaya çıkması, halkların barışa ve demokrasiye olan inancına darbe vurmuştur. Bu hukuki değil, siyasi bir karardır.

Tabii ki demokratik siyaset devam edecek. Biz siyasetin yüceliğine inandığımız için, parlamentoyu çözüm yeri olarak gördüğümüz için bugüne kadar siyaset yaptık. Ama Türkiye halkının da bazı şeyleri görmesi lazım. Ergenekon terör örgütünün avukatıyım diyenlere bu ülkede başsavcı dava açmıyor. Türk halkının öfkesini görecekler diyenler, kışkırtasnlar hakkında, MHP hakkında savcı dava açmıyor. Ama barış isteyen, demokrasinin Türkiye’ye yerleşmesi için çaba gösterenler bugün bu ülkede bölücü ilan eden bir mantıkla karşılaşıyorlar.

Demokratik siyasetin öenmini görüyoruz, biliyoruz. Mantıklar ne kadar inkarcı ve ötekileştirici olursa olsun bu ülke mutlaka bir gün barışını sağlayacaktır. Elbette ki bu mücadeleyi sürdürürken Türkiye’de demokrasi için bedel ödemeye hazır olanlar, Türkiye yurttaşları olarak bu yanlış, ,nkarcı zihniyete birlikte dur diyecektir. Her dönemde daha acı bir durumla karşı karşıyayız. Türkiye’de demokrasiyi savunanalar ortak bir mücadele alanında buluşmalıdır. Bu sorumlulukla karşı karşıyadır.

Biz bu günü kurtuluşun yolu, aklın manıtığın orataya çıkacağı gün olarak görüyoruz. Diyaloğun olmadığı, sorunların tartışılmasına tahammül etmeyen bir parlamento var Türkiye’de. Yazıktır. Türk’e yazıktır, Kürt’e yazıktıe. Geli,n bu mantıktan kurtulalım. Yapmayın diyoruz. Bütün bu politikalara rağmen buardan çağrı yapıyorum. Bu sorunları görmezden gelemezsiniz. Tarih sizi yargılar. Türkiye’yi daha fazla kaosa, çatışmaya götürmeyin. Bu halkların taleplerini anlayın ve içselleştirin.

Biz bin yıl bu ülkede beraber yaşadık. Ama yanlış politikalar insanları ötekileştirmiiş. Bunu artık görün ve tedbirlerini alın.

Biz bu mahkeme kararını hukuki görmüyoruz. Siyasi bir karardır. Düne kadar ‘Biz halkın iradesiyle geldik’ diyen, Anayasa Mahkemesi’ni en sert şekilde eleştiren AKP, DTP’nin kapatılması sürecinde suskun kaldı. Partinin kapatılmasından rant sağlayacağını sandı ve demokrasiyi katletti.

Demokratik siyaseti öenmsiyoruz ama bu konuda kararlıyız. Grubumuz fiili olarak bugünden itibaren parlamentodan çekilmiştir. Çalışmalara katılmayacaktır.

Şanlıurfa’da Abdullah Öcalan’ın cezaevi koşullarını protesto etmek amacıyla Demokratik Toplum Partisi (DTP) tarafından Cumartesi günü düzenlenen miting öncesi çıkan olaylarda Türk bayraklarına saldırdıkları iddiasıyla gözaltına alınan 49 kişiden 31 kişi tutuklandı.

DTP’li milletvekillerinin de katıldığı miting öncesi düzenlenen yürüyüşte Türk bayrağının asılı olduğu işhanı ile bozkurt işareti yapan balkonunda Türk bayrağı asılı Alperenler Ocağı Şanlıurfa Şubesi’ne taşlarla saldırdıkları gerekçesiyle polis tarafından gözaltına alınan 49 kişiden 8 kişi Emniyet Müdürlüğü’ndeki sorgulamalarının ardından serbest bırakılmıştı. Kadın ve çocuklarında bulunduğu 41 kişi bu sabah geniş güvenlik önlemi altında Şanlıurfa Adliyesi’ne getirildi. Cumhuriyet savcısı tarafından sorgulanan 41 kişi tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi. Çıkarıldıkları Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 18 yaşından küçük olan 10 kişi tutuksuz yargılamak üzere serbest bırakılırken kadınların da aralarında bulunduğu 31 kişi ‘Türk bayrağına saldırmak’, ‘Suç ve suçluyu övmek’, ‘Terör örgütü lehine korsan gösteri yapmak’, ‘Polisin dağılın uyarısına mukavemet’ suçundan tutuklandı. Tutuklanan Şanlıurfa kapalı ceza evine kondu.

Bu arada tutuklama kararının duyulmasının ardından adliye önünde bekleyen tutuklananların yakınlarının DTP’li yöneticilere sert tepki gösterip
“Çocuklarımız sizin yüzünüzden tutuklandı” dedi. Ailelerin tepkisi üzerine DTP’lilerin adliye önünden uzaklaştığı görüldü.

Türkçe Mirc
Arama
UserOnline
Kategoriler
Arşiv
Forum