Posts Tagged ‘bakan’

Balçicek Pamir’in Habertürk’teki programında konuşan eski İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş, “Başbakanı temsil eden biri, çağrıldığı için Genelkurmay’a gidiyorsa bu vahimdir. Denildiği gibi başbakana hakaret içeren parolayı sormak için gittiyse de yanlıştır. Bununla ilgili ya gereği yapılır yada sorulacaksa sorumlular çağrılır. Şayet ortada devlet anlayışı diye bir şey varsa bunun böyle olması gerekir.” diye konuştu.

Cemil Çiçek’in bunları bilmesi gereken bir isim olduğunu vurgulayan Güneş, darbe türü gelişmelerin bu tür zayıf tavırlardan cesaret bulduğunu belirtti.

Balçicek Pamir’in Habertürk’teki programında konuşan Güneş, Balyoz darbe planı hakkında da demokrasi açısından sırf o toplantının yapılmış olmasının bile yeterince vahim olduğunu vurguladı. Güneş, “Böyle planlar demokrasi noktasında kabul edilemez.” diye konuştu.

 

(CİHAN)

  Yargıda gün boyu süren yoğunluk akşam saatlerinde de devam ediyor. HSYK’nın Erzurum’da 4 özel yetkili savcının yetkilerini elden almasından sonra Başbakanlık’ta uzun bir toplantı yapıldı. AK Prati’de hukukçu bakanlar ve milletvekillerinin katıldığı toplantı az önce bitti.Hükümet adına Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in açıklama yaptı.. Bakan Ergin HSYK’nın böyle bir karar alma yetkisi olmadığını belirterek HSYK yargısal görevleri olmayan idari bir kurul olduğunu belirtti. HSYK’nın yetki gaspı yaptığını söyledi. Yargıtay’ın HSYK’nın yaptığını doğru bulmasının hiçbir yasal dayanağı yoktur. Danıştay’ın yaptığı açıklamada yargısal dayanağı olmayan bu tavra katkı vermiştir.

Ergin Erzurum Cumhuriyet savcısı görevini sürdürürken HSYK’nın aldığı tamamen yargı bağımsızlığına darbe olarak algılanacak bir uygulama yapmış. Görevden alma diğer savcı ve hakimler için gözdağı niteliğindedir. HSYK  yargı sistemini kaosa sürükleyecek bir yetki gaspı yapmıştır. Savcıların yaptıkları işlemlerin yetkileri sınırı içinde kaldığı mahkeme tarafından kabul edilmiştir. HSYK tarfaından alınan karar ve yapılan açıklamalar Hakimler görevlerinde bağımsızdırlar, anayasa hukuka ve vicdana göre hüküm verirler. HSYK genelge emir  tavsiye ve telkinde bulunamaz kuralına rağmen yargısal süreçle ilgili müdahalede bulunmuştur.

 Ergin, bu şartlar altında sorgulama ve yargılama yapmak son derece zorlaştırılmıştır. HSYK’nın yargıya yaptığı bu müdahaleden sonra yargı bağımsızlığına ilişkin düzenlemelerin biran önce yapılmasını zaruri görmüştür. Adalet Bakanlığı olarak bundan sonraki süreçte de yargı bağımsızlığına yapılan müdaheleye karşı tavrını açıkça ortaya koymaya devam edecektir.

Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin karşılıklı anlayış, hoşgörü, özgürlük, güvenlik ve demokrasiye olan inancından hareketle, Yahudi düşmanlığı, ırkçılık, yabancı karşıtlığı ve ayrımcılığın önlenmesine yönelik tavrını kararlılıkla sürdüreceğini belirtti.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 2005 yılında kabul ettiği bir kararla, her yıl 27 Ocak gününü Yahudi Soykırımı kurbanlarını anma günü olarak belirlediğini, bu tarihin en büyük Nazi ölüm kampı Auschwitz-Birkenau’nun kurtuluş yıldönümüne denk geldiği bildirildi.

Açıklamada şunlar kaydedildi:

“Tarih boyunca insanlığa karşı işlenmiş en vahim ve emsalsiz bir suç olan Holokost’un telin edilmesi, gelecekte soykırımların önlenmesi amacıyla gerekli tedbirlerin alınması ve yeni kuşakların eğitilmesine yönelik gayretlerin teşvik edilmesi her Birleşmiş Milletler üyesi ülkenin görevi olduğu kadar, bir insanlık borcudur.

Bu vesileyle, İkinci Dünya Savaşı sırasında Avrupa’nın çeşitli merkezlerinde görev yaparken Nazi yönetiminin hedefi halindeki kişileri korumak ve Holokost’tan kurtarmak için kendi hayatlarını tehlikeye atmaktan hiçbir şekilde çekinmemiş olan diplomatlarımızı da saygı ve rahmetle anıyoruz.”

-DIŞİŞLERİ BAKANI DAVUTOĞLU: “İSRAİL’İ TENKİT ETMEK ANTİSEMİTİZM DEĞİLDİR”

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Türk tarihinde hiçbir zaman Yahudi karşıtlığı olmadığını ve olmayacağını belirterek, İsrail’i tenkit etmenin antisemitizm (Yahudi karşıtlığı) olmadığını söyledi.

Davutoğlu, NTV’ye yaptığı açıklamada, Türkiye-Pakistan-Afganistan üçlü zirvesi, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşme süreci, İsrail ile ilişkiler ve bölgesel konularla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Ahmet Davutoğlu, “Türk tarihinde hiçbir zaman antisemitizm olmadığını ve olmayacağını” kaydederek, “Antisemitizmin hiçbir türüne, ırkçılığın hiçbir türüne müsamaha göstermeyiz” dedi.

“İsrail’i tenkit etmek antisemitizm değildir” diye konuşan Davutoğlu, eleştirilerin bölgedeki tavra ve bu tavrı yöneten hükümet ve partilere yönelik olduğunu kaydetti. Davutoğlu, Türkiye’nin önceliğinin bölgede barış sürecinin önünü açmak olduğunu vurguladı.

Afganistan konusunun bölgesel dengeler ve uluslararası ilişkiler açısından önemine işaret eden Davutoğlu, Türkiye’nin en dost ve kardeş ülkeleri arasında yer alan “Afganistan’da bir yaprak kımıldasa, bunu biz hissederiz” dedi.

Türkiye’nin Afganistan’da güvenliğin tüm Afgan halkını kapsayacak şekilde yerleşmesi, ekonomik kalkınma, tüm kesimleri kuşatan bir ulusal uzlaşı çalışması ve bölgesel konsensüs amaçladığını söyleyen Davutoğlu, Afganistan’da siyasi sürece katılma iradesi gösteren tüm etnik grupların sürece katılması gereğine işaret etti.

Ermenistan Anayasa Mahkemesinin Türkiye ile imzalanan protokollerle ilgili gerekçeli kararı hakkında konuşan Davutoğlu, Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararındaki bazı hususların sürecin temel felsefesine aykırı olduğunu söyledi.

Protokollerin iki komşu ulus devlet arasında kalıcı barış sağlamak, iki halk arasındaki ön yargıları yıkmak ve bölgesel kalıcı istikrarın önünü açmak amacına katkı sağladığını belirten Davutoğlu, Ermenistan hükümetinin protokollere sahip çıkması beklentisini dile getirdi.

Türkiye tarafından sürece ilişkin bir geciktirme olmadığını tekrarlayan Davutoğlu, “Biz, bu sürecin, protokollerin lafzına ve ruhuna uygun şekilde devam etmesini ve bütün unsurlarıyla başlamasını bekliyoruz” dedi.

Davutoğlu, “Hedefin flulaşmasını istemiyoruz. Türkiye sınırları açsın, ama diğer unsurlar hayata geçmesin denirse, normalleşmeden bahsedemeyiz.” diye konuştu.

Yunanistan Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu’nun Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a gönderdiği mektuba da değinen Davutoğlu, mektubun “genel olarak olumlu ve yapıcı bir şekilde” kaleme alındığını söyledi.

Görüş ayrılıkları olan noktalar olduğunu da kaydeden Davutoğlu, görüş ayrılıklarının açık yüreklilikle konuşabilmesi konusunda gereken iyi niyeti gördüklerini ifade etti. Davutoğlu, “giden mektubun da iyi niyet ve siyasi irade içerdiğini, gelen mektubun da iyi niyet ve siyasi irade içerdiğini” kaydetti.

Türkçe Mirc
Arama
UserOnline
Kategoriler
Arşiv
Forum