İnternetteki arama motorlarında yapılan aramalarda bulunan sonuçlar arasında art niyetli siteler olabileceği bildirildi.

Tüm İnternet Evleri Derneği (TİEV) İnternet Birliği Komisyonu Başkanı Hakan Topuzoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, internette çok sık kullanılan arama motorlarının hackerlar tarafından art niyetli olarak sık kullanılan alanlardan biri haline geldiğini belirtti.

İnternet korsanlarının, arama motorlarının fazla bilinmeyen özellikleri nedeniyle internet kullanıcılarını mağdur edebildiğini ifade eden Topuzoğlu, şu bilgileri verdi:

”Yaptığımız araştırmalara göre, arama motorları en çok hacker olarak adlandırılan internet korsanlarının işine yarıyor. Dünyanın en çok kullanılan arama motoru Google, internet korsanlarının da en çok kullandığı platformlardan biri haline geldi. İnternet korsanları, Google ve diğer arama motorlarının fazla bilinmeyen özellikleri sayesinde her gün kendine yeni kurban seçerek, bu kurbanların bilgilerine ulaşıyor. İnternet korsanları, hiç ilgisi olmayan konularda sahte linkler oluşturarak arama motorları sonuçlarına giriyorlar. Yeterli bilince sahip olmadıkları için aramalarda genellikle ilk sayfada üst sıralarda çıkan bilgileri doğru kabul edip bu internet sitelerine yönelerek, yanıltıcı ve virüs dolu bu linklere tıklayan kişiler, birçok tehlikeyi farkında olmadan çağırıyor. Kişilerin kimlik bilgileri ele geçiriliyor veya bilgisayarlarına zarar verilebiliyor.”

Bu konuda yapılan bir araştırmaya göre, bir aramada bulunan ilk 70 sonuçtan en az birinin yanıltıcı linklerden oluştuğunu belirten Topuzoğlu, bazı aramalarda bu oranın çok daha yüksek olabildiğini vurguladı.

GÜVENİLİR SİTE LOGOSU
Art niyetli site kurucularının anahtar kelimeler kullanarak, arama sonucunda ilk sıralarda çıkan sonuçlar arasında yer alabildiklerini dile getiren Topuzoğlu, şöyle devam etti:

”İnternet kullanıcıları biraz tembellikten, biraz da bilinçsizlikten dolayı tüm işlerini Google aramaları sonucuna göre yapmayı tercih ediyor. Ancak, Google arama sonuçlarında çıkan her sayfanın güvenilir olduğunu söylemek nasıl mümkün değilse, bu sayfalarda yer alan bilgilerin de doğruluğu şüphelidir. Örneğin, TC kimlik numarası sorgulamak isteyen bir kişi, bu konudaki resmi siteleri araştırmak yerine, doğrudan arama motoruna ‘TC Kimlik No Sorgulama’ yazdığında resmi sitelerle hiç ilgisi olmayan siteler de sonuçlar arasında çıkmaktadır. Bu sitelerde ise virüs veya diğer zararlı içerik bulunması sebebiyle bilgisayarlarına zarar vermekte, hatta bilgisayarlarından bilgilerin başka yerlere gitmesine sebebiyet vermektedirler. Bu sorunlarla karşılaşmak istemeyenler gov.tr ile biten resmi siteleri tercih etmelidir.”

İnternet kullanıcılarının hangi sitelerin güvenli olduğu konusunda tereddüt yaşadığını, bu nedenle devlet kurumlarına iş düştüğünü savunan Topuzoğlu, devlet kurumları tarafından sitelerin güvenilirliklerinin puanlandırılması gerektiğini ve iyi puan alan sitelere ”Güvenilir Site” logosu verilmesi gerektiğini kaydetti.

Topuzoğlu, resmi kurumlar tarafından onaylanmış sitelerde güvenilir site logosunun bulunması gerektiğini ve kullanıcıların bu logo olan siteleri tercih etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

AA

Gazetenin internet sitesinde Prof. Dr. Ali El Hail imzasıyla yayımlanan makalede, “Türkiye, İsrail’in 2006 yılında Gazze’ye karşı başlattığı ‘Dökme Kurşun operasyonu’nu kınayarak Gazze sorunlarıyla uğraşmaya başlarken, Arap liderler başlarını kuma gömmüşlerdi” denildi.

Operasyondan sonra Türklerin yardım kampanyaları başlattıkları belirtilen makalede, “Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa, Gazze halkının yanında olduklarını belirtmek için neden bölgeye gitmedi” ifadesi kullanıldı.

Makalede ayrıca, “ABD ve Avrupa’da ekonomisine taze kan bulamayan Türkiye’nin, komşularıyla iyi ilişkiler çerçevesinde bu kanı bulduğu” görüşüne yer verildi ve “Batı dünyasının, bundan sonra Türkiye’ye ekonomik, siyasi ve kültürel birçok yönden ihtiyacı olduğu” kaydedildi.

“Kimin kime ihtiyacı var? Türkiye’nin mi Batıya yoksa Batının mı Türkiye’ye” sorusunun ele alındığı makalede, “ABD’nin, Irak ve Afganistan’daki askeri birlikleri için Türkiye’ye ihtiyacı var. Avrupa’nın ise, doğudaki enerjinin batıya sevkıyatı nedeniyle Türkiye’ye ihtiyacı var” görüşü dile getirildi.

Mavi Marmara saldırısına da değinilerek, “İsrail’in Mavi Marmara gemisine saldırısında 9 Türk’ü şehit etmesi ve ABD’nin İsrail yanlısı bir açıklama yapması, Türk milletini derinden üzdü” ifadesi kullanılan makalede, “Türk halkının artık kimlerle dost olacağını iyi bildiği” yorumu da yer aldı.

AA

Başbakanlık kaynaklarından edinilen bilgiye göre, konunun eski CHP Lideri Deniz Baykal tarafından gündeme getirilmesi üzerine Dışişleri Bakanlığı tarafından Temmuz 2007′de yazılı bir açıklama yapıldı.

Dışişleri Bakanlığı’nın 4 Temmuz 2007 tarihli açıklamasında, Türkiye’nin Irak’a tek taraflı müdahalede bulunmaması hususunun, Türkiye ile ABD arasında 22 Eylül 2003′te imzalanan hibe anlaşmasının ön koşulu haline hiçbir zaman gelmediği, Türkiye’nin, bu anlaşmayla tek taraflı müdahale konusunda bir taahhütte bulunmadığı belirtilmişti.

Bakanlık açıklamasında, Türkiye ile ABD arasında, Türkiye’nin devam etmekte olan ekonomik reform sürecinin desteklenmesi ve ABD’nin Irak’a yönelik askeri operasyonunun Türk ekonomisi üzerindeki olası olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla, Türkiye’ye 8,5 milyar dolar krediye çevrilebilir 1 milyar dolar tutarında hibe sağlanmasını öngören bir anlaşmanın 22 Eylül 2003 tarihinde imzalandığı hatırlatılmıştı.

Açıklamada, ”Türkiye’nin Irak’a tek taraflı müdahalede bulunmaması hususu, anlaşmanın ön koşulu haline hiçbir zaman gelmemiştir. Türkiye bu anlaşmayla tek taraflı müdahale konusunda bir taahhütte bulunmamıştır” ifadeleri kullanılmıştı.

Anlaşma uyarınca, Türkiye’ye taksitlerle verilmesi öngörülen 1 milyar dolar hibenin ödenmesi sürecinde, Türkiye’nin Irak’a tek taraflı müdahalesi söz konusu olursa, ABD tarafını ödemenin geri kalanını askıya alma hakkına sahip olduğu belirtilen açıklamada, şunlar kaydedilmişti:

”Nitekim, tek taraflı müdahale halinde anlaşmaya esas teşkil eden anlayışın ortadan kalkacağı anlaşmada kayıt altına alınmıştı. Bu, ABD’yi bağlayan tek taraflı bir karardı.

Söz konusu anlaşmanın imzalanmasından sonra, Türk ekonomisinin seyri, istikrarlı ve sürdürülebilir büyümesi ile birçok alandaki yapısal reformlar ve köklü değişikliklerin getirdiği olumlu sonuçlar üzerine yapılan siyasi veya ekonomik değerlendirmeler sonucunda ülkemizin bu tür mali desteğe ihtiyacı bulunmadığına karar verilmiş ve anılan ekonomik yardım anlaşmasının işleme konulmasından vazgeçilmiştir.

Hazine Müsteşarlığı’nın bu konudaki kararı bildirmesi üzerine Bakanlığımızca keyfiyet ABD tarafına bir nota ile duyurulmuş; gelişmeler, anlaşma üzerinde herhangi bir gizlilik unsuru bulunmadığından Hazine Müsteşarlığı’nın yaptığı yazılı açıklamalarla zamanında kamuoyuyla da paylaşılmıştı. Söz konusu anlaşma, onay için TBMM’ye sevk edilmemiş ve yürürlüğe girmemiştir.”

-KILIÇDAROĞLU’NUN SÖZLERİ-

Öte yandan, Türkiye’nin gündemini uzun bir dönem işgal eden anlaşma, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu tarafından dün, ”Dubai’de Ali Babacan, attığı imza ile Türkiye’ye ihanet etti mi etmedi mi? O senin Bakanın mı, değil mi? Sen bir milyar dolara Türkiye’yi pazarlamaya kalkıyorsun, sonra kalkıp ihanetten bahsediyorsun. Sen ülkeye ihanet ettin, ülkeye” sözleri ile gündeme getirilmişti.

Kılıçdaroğlu konuşmasında, ”Recep Bey’e bir şey daha söylüyorum; Korkmuyorsan ihanetin belgesini açıkla. Niye gizliyorsun Dubai anlaşmasını… 1 milyar dolara ülke pazarlanır mı?” ifadelerine yer vermişti.

AA

Türkçe Mirc
Arama
UserOnline
Kategoriler
Arşiv
Forum